Son gelişmeler · 7/24İletişim

AİHM'den Kavala Kararı: 'En Kısa Sürede Serbest Bırakılmalı'

AİHM, Osman Kavala'nın haklarının ihlal edildiğine karar vererek Türkiye'nin Kavala'yı serbest bırakmasını talep etti.

EditörHABER MERKEZİ
Yayınlanma
Güncelleme
1 DkOkunma Süresi
AİHM'den Kavala Kararı: 'En Kısa Sürede Serbest Bırakılmalı'

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), dokuz yıldır tutuklu olan Osman Kavala'nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını açıkladı. Mahkeme, Kavala'nın başvuruda bulunduğu tüm haklarının ihlal edildiğini belirterek, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) altı maddesini ihlal ettiğine hükmetti ve Kavala'nın en kısa sürede serbest bırakılmasını istedi.

AİHM Başkanı Mattias Guyomar tarafından açıklanan kararda, "Mahkeme, davalı devletin başvuranın en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlamasının zorunlu olduğuna karar vermiştir" ifadesi yer aldı. Karar, 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire tarafından 2'ye karşı 15 oyla alındı. Türk hakim Saadet Yüksel ve Boşnak hakim Faris Vehaboviç karara muhalefet etti.

Türkiye'den karara ilk tepki, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum'dan geldi. Uçum, AİHM'in kararını "siyasi proje" olarak nitelendirerek, "AİHM haddini bilsin" dedi ve "Hiçbir uluslararası mercinin milli yargımıza talimat verme hadsizliği kabul edilmez" ifadelerini kullandı.

AİHM, Kavala'nın serbest bırakılmasının yanı sıra Türkiye'nin 113 bin 342 Euro tazminat ödemesine de karar verdi. Anayasa Mahkemesi kararlarına saygının hukukun üstünlüğü için şart olduğunu vurgulayan AİHM, yargının bağımsızlığına yönelik tehditlere dikkat çekti. Mahkeme, Ceza Kanunu'nun yorumlanma biçiminin, yasanın uygulama alanını öngörülemez bir şekilde genişlettiğini ve bu nedenle "yasa ile öngörülmüş" olarak kabul edilemeyeceğini belirtti. Bu durumun "hukukun üstünlüğü ilkesinin özünde yer alan temel güvencelere yönelik son derece ciddi bir ihlali ortaya koyduğu" ifade edildi.

Türkiye, 1950'de imzaladığı ve 1954'te onayladığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf bir ülke olarak AİHM kararlarına uymakla yükümlü. Bireysel başvuru hakkını 1987'de tanıyan Türkiye, AİHM'nin zorunlu yargı yetkisini 1989'dan bu yana tanıyor. Ancak Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş gibi davalarda uyum oranı daha düşük kalıyor. AİHM kararlarının uygulanmasının takibi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından yapılıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ